44. YILINDA...

SOSYALİZM YOLUNDA...

YAŞASIN 15-16 HAZİRAN

YAŞASIN TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ

www.tsip1974.com

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞ'IN,

24 HAZİRAN SEÇİMLERİYLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME KONUŞMASI

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞ'IN,

Ş. KOÇHİSAR'LILARA HİTABEN YAPTIĞI KONUŞMASI

GENEL BAŞKANIMIZ TURGUT KOÇAK YOLDAŞ,

ESKİŞEHİR'LİLERE HİTABEN KONUŞMA YAPIYOR.

Görüntünün olası içeriÄ?i: Turgut Koçak

"KURTULUŞUMUZ SOSYALİZM, SİLAHIMIZ PARTİ!"

PARTİLİ YOLDAŞLARIMIZI

SAYGIYLA ANIYORUZ

(sayfaya git)

ONLAR, KAVGAMIZIN SIRA NEFERİYDİLER...

ANILARINI MÜCADELEMİZDE YAŞATACAK,

ÖLENLERİN BOŞA ÖLMEDİĞİNİ BİLEREK,

SAVAŞIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ...

Son Güncelleme 22-06-2018 16:33

Sitemiz yukarıdaki Internet tarayıcıları tarafından desteklenmektedir

TÜRKİYE SOSYALİST İŞÇİ PARTİSİ

SOCIALIST WORKER PARTY OF TURKEY

PARTITO SOCIALISTA DEI LAVORATORI DI TURCHIA

TÜRKEI SOZİALİSTİSCHEN ARBEİTERPARTEİ

PARTI OUVRIER SOCIALISTE DE LA TURQUIE

ТУРЦИЯ СОЦИАЛИСТИЧЕСКОЙ РАБОЧЕЙ ПАРТИИ

Σοσιαλιστικό Εργατικό Κόμμα της Τουρκίας

ԹՈՒՐՔԻԱ ՍՈՑԻԱԼԻՍՏԱԿԱՆ ԱՇԽԱՏԱՆՔԱՅԻՆ ԿՈՒՍԱԿՑՈՒԹՅՈՒՆԸ

PARTIDO OBRERO SOCIALISTA DE TURQUIA

LUCRĂTORİLOR SOCİALİSTE DE PARTİD DİN TURCİA

STRANY TURECKÝCH SOCİALİSTİCKÁ ROBOTNÍCKA

SZOCİALİSTA MUNKÁSPÁRT TÖRÖKORSZÁG

터키의 사회주의 노동자 '파티

トルコ社会主義労働者党

तुर्की सोशलिस्ट वर्कर्स पार्टी

PRchecker.info


PARTİMİZİN 1993 YILI 3. GENEL KURULUNDA YAPILAN KONUŞMALARI, TARİHİ ÖNEMİ NEDENİYLE YAYINLIYORUZ.

VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-1


VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-2


VELİ GÜRCAN YOLDAŞIN KONUŞMASI-3


GÜLTEKİN GAZİOĞLU YOLDAŞIN KONUŞMASI


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN KONUŞMASI-1


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN KONUŞMASI -2


TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN  KONUŞMASI -3


TURGUT KOÇAK YOLDAŞ, KENDİ YAZDIĞI ŞİİRİ FIRTINA ÇOCUKLARI'NI OKUYOR

YAYINLARIMIZIN

OCAK-ŞUBAT-MART 2018

SAYILARI ÇIKTI

DERGİLERE ABONE OLMAK İÇİN MAİL ADRESLERİMİZ

tsip15161974@gmail.com

tsip1974@hotmail.com

kitle.dergisi@hotmail.com

ekinsanat@hotmail.com

GENEL MERKEZ

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24  Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53

ANKARA İL ÖRGÜTÜ

AYŞE KAYGUSUZ (BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24 Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53

ÇANKAYA İLÇE ÖRGÜTÜ

AYŞE SELMA ÖZKÖKLÜ (BAŞKAN)

Karanfil 1 Sokak No:24  Kat:5 Daire. 16

Kızılay - Ankara

TEL: 0312 419 60 53

İSTANBUL İL ÖRGÜTÜ

ADEM YAKAR (BAŞKAN)

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire. 6

KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10

KADIKÖY İLÇE ÖRGÜTÜ

BESİM TUZLU (BAŞKAN)

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire. 6

KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10

TSİP Aday üye kayıt formu

TSİP KADIKÖY İLÇE ÖRGÜTÜ

ADAY ÜYELİK BAŞVURU FORMU

EKİN SANAT DERGİSİ

İSTANBUL İL TEMSİLCİLİĞİ

Osmanağa Mah. Nüzhetefendi Sok.

Başaranoğlu İş Hanı No.20 Kat.4 Daire 6 -.7

 KADIKÖY- İSTANBUL

TEL: 0216 337 82 10


Görüntünün olası içeriÄ?i: yazı

 BASIN AÇIKLAMASI

22 Mayıs 2018

Türkiye Sosyalist İşçi Partisi Genel Başkanı Turgut Koçak; Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun aldığı kararı açıklayarak şunları söyledi.

“16 Yıllık AKP ve saray iktidarı ülkemizi sonuçta uçurumun eşiğine getirmiş, iktidarını sürdürmek için görülmedik baskı ve korku yöntemlerine başvurarak iktidarını ne pahasına olursa olsun sürdürmeye karar vererek, iktidarı boyunca kader birliği yaptığı Fethullahçıların darbe kalkışmasını bahane ederek OHAL ilan edip ülkeyi istediği gibi tek kişinin iradesiyle yönetmeye başlamıştır. Böyle bir yönetimin adı açıkça faşizmdir.

Gönül isterdi ki faşizme karşı tüm demokrasi güçlerinin birlikteliği sağlansın, hep birlikte yürütülen bir mücadeleyle de bu karanlık döneme son verilsin. Bugün bu yönde isteğimiz, karşılığını bulmamış bile olsa ülkenin namuslu sosyalistleri olarak AKP ve Saray iktidarının varlığına son verecek olan Muharrem İnce’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi için desteklenmesi gerektiğini söylüyor, bu yönde üstümüze düşen görevi de yerine getireceğimizi ilan ediyoruz.

Ayrıca milletvekilleri seçimlerinde de ‘MİLLET İTTİFAKI’nı oluşturan partilerden CHP’yi destekleyeceğimiz gibi ‘Cumhur İttifakı’nın yenilgiye uğratılması için elimizden gelen çabayı da harcamaktan çekinmeyeceğimizi açıkça söylüyoruz.

Selahattin Demirtaş’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, HDP’nin milletvekili seçimleri için yapacağı çalışmalara karşı kışkırtıcı hareketler olursa bu tür saldırıları püskürtmek için HDP’lilerle birlikte saldırıların püskürtülmesi için omuz omuza olacağımızın da bilinmesini bütün içtenliğimizle dile getiriyoruz.”

Saygılarımla…

Turgut Koçak (Genel Başkan)


PADİŞAHÇILARA OY YOK!

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 HAZİRAN 2018

AKP ve saray iktidarı bir zihniyettir. Hem de cumhuriyeti yadsıyan, padişahlığı yürekten isteyen bir zihniyet.

Bugüne kadar AKP içinden Abdülhamit’in övülmesine karşı çıkan ve cumhuriyeti savunan tek bir kişi çıktı mı? Çıkmadı, çıkamaz da. Haydi çıkmadı diyelim, bunların içinden bir tek kişi kalkıp da geçmiş de bizim tarihimizdi ama geçmiş geçmişte kaldı, bizler bugüne bakalım diyen oldu mu? Olmadı olamaz da. Çünkü AKP zihniyeti padişahlığı savunan ve halkın iradesini hiçe sayan, bir kişinin iradesiyle ülkeyi yönetmek isteyen bir zihniyettir. Bu yüzden de padişahlığa hele de padişahlar içinde en despot, herkesi izlettiren, en zalim kişi olan Abdülhamit bunların neredeyse dillerinden düşmeyen örnek adamları.

24 Haziran günü ülkemizde seçimler olacak. Hiç kuşku yok ki, bu seçim padişahlıkla yönetilen bir ülkede gerçekleşmiyor. Ancak diyebiliriz ki ülke genelinde padişah hükümlerinin egemen olduğu bir ortam söz konusu ve böyle bir ortamda Türkiye seçimlere gidiyor. Hile yapılabilir, bu yüzden yurttaşlara ülke genelinde baskılar yapılıyor, valisinden kaymakamına, güvenlik görevlilerinden mafya bozuntularına kadar hemen herkes halka tehdit üstüne tehdit savuruyorlar. Yargının çivisi çıkmış. YSK, onca ihlaller karşısında tedbir alacağı yerde; AKP ve saray iktidarı lehine değişiklikler yapmakta ve bu değişiklikleri uygulamaya koymaya çalışmaktadır. Danıştay üyesi Aysel Demirel attığı bir twitle İnce’yi ağır bir şekilde eleştirebilmektedir. Yargıtay Üyesi Mustafa Aysal Erdoğan’ı Abdülhamit’e benzetmekte ve halktan Erdoğan’a oy isteyebilmektedir. Cumhuriyet Gazetesi Davası’nın bilirkişisi Ünal Aldemir; Ahmet Şık ve Cumhuriyet gazetesine hakaret etmekte ve bütün bunlara karşın tarafsızlığını yitirmiş bu şahısın bilirkişiliği yargı tarafından dikkate alınabilmektedir. Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’ye karşı olan Halkı “hain” ilan edip “boyunlarından elektrik direğine asacağız” diyen mafya bozuntusu Sedat Peker mahkemede de aynı sözleri yineleyip sözümün arkasındayım dediği halde aklanabilmekte, ortada tam anlamıyla bir yargı yandaşlığı hüküm sürmektedir.

Önceki gün Muğla’da Pazar yerini gezen AKP milletvekili adayı Mehmet Yavuz Demir, kendisine soru soran ve eleştiren Pazar esnafının üzerine yürümekle kalmıyor, üstelik de esnafa diyor ki; “seni aldıracağım.” Gördüğünüz gibi öyle bir zihniyetle karşı karşıyayız ki bunlar hükümlerinin hiçbir direnişle karşılaşmayacağını sanarak güç zehirlenmesine uğradıkları için önlerine geleni vurup devireceklerini sanıyorlar. Aslına bakarsanız bütün bu yaşadıklarımız asla demokrasiyi sindirememiş olan zorba ve aşiret kafalı insanların ülke genelinde yarattıkları havadan kaynaklanıyor. Baksanız ya AKP’nin Urfa Milletvekili ve milletvekili adayı İbrahim Halil Yıldız Suruç İlçesi’nde nelere yol açtı. Onun aşiret kafası yüzünden bir sürü yurttaşımız yaşamını yitirdi. Recep Tayyip Erdoğan ise gerçekleri bildiği halde çıkıp da Yıldız’a “istifa et” bile demiyor, demez de. Çünkü zihniyeti buna uygun değil.

Bizler 2 gün sonra sandık başındayız. Oylarımızı elbette “Cumhur İttifakı” karışışında yer alan demokrasi güçlerine kullanacağız. Ancak ortama baktığımız zaman oylarımızın yerini bulacağından çok da emin değiliz. Oy kullanmak üzere vatandaşlığa alınan Suriyeliler mi dersiniz, hile yapmak ve daha çok oy kullanmak amacıyla yazılmış seçmen mi dersiniz, birçok yolla seçim hilelerine hazırlandıklarını mı dersiniz, AKP ve saray iktidarında her türlü hüner var. Şimdi de yeni bir şaibe ortaya çıktı. Daha doğrusu YSK karar almış ve milletvekillerine kullanılan oylardan önce cumhurbaşkanlığı oyları sayılacak, Anadolu ajansı ise sonuçları manipüle ederek Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandığını ilan edip AKP taraftarlarının kutlama yapmak amacıyla sokağa dökülmesi amaçlanıyormuş. Bu kargaşa içinde de seçimleri “cumhur ittifakı” kazandı denilecek ve Recep Tayyip Erdoğan’ın seçildiği söylenerek iş bitirilecekmiş.

Olur mu olur. Olursa elbette sonucunu kestirmek gerçekten çok ama çok zor. Çünkü böyle bir girişim iktidarın iç savaşı göze alması demektir ki iktidarın böylece kendi ipini de çekmiş olacağından da emin olabilirsiniz.

Ama biz yine de moralimizi bozmayalım ve Güneşin Haziran’dan doğacağına bütün içtenliğimizle inanalım ki kazanalım.

Ve zaten demokrasi güçleri olarak kazanacağız da…

"HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZI:  YALANCININ MUMU

TURGUT KOÇAK YOLDAŞIN "HER GÜN" BAŞLIKLI ÖNCEKİ YAZILARI

Görüntünün olası içeriÄ?i: Turgut Koçak

"GÜNCEL NOTLAR"

TURGUT KOÇAK (GENEL BAŞKAN)

22 HAZİRAN 2018

Pazar günü halkımız sandık başına gidecek.

İyi tamam da niye hiç kimse oylarının çalınmayacağından ya da seçimlerde hile yapılmayacağından emin değil?

Seçimlerle ilgili yasalara baktığımız zaman açıktan açığa iktidar hile de yapacağım diyor, seçimleri kazanmak için her yol başvuracağım da.

Neden Anadolu Ajansı seçim sonuçlarının manipüle edileceğine dair bir kuşkuyu gözümüzün içine baka baka gerçekleştirdi ve bir televizyon kanalında bu kuşkuyu deneme yayını olarak yayınladı?

Neymiş? Oylar aynı anda sayılmayacakmış.

Önce Cumhurbaşkanı seçimlerinde kullanılan oylar sayılacak ve Anadolu Ajansı’nın manipülesi ile birlikte Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandığı ilan edilip taraftarların sokağa sözümona kutlama amacıyla inmesi sağlanacak, yaratılan ortam sonrasında ise sonuçlar bir güzel iktidarın lehine çevrilecekmiş iyi mi?

YSK’da bu manipüleyi kolaylaştırmak için oyların ayrı ayrı sayılacağı kararını almış.

Görüntünün olası içeriÄ?i: 1 kiÅ?i, gülümsüyor, yazı


Görüntünün olası içeriÄ?i: 3 kiÅ?i, gülümseyen insanlar

DÜNYA'YI,

İNSANLIK DÜŞMANI PİSLİKLERDEN TEMİZLEYEN ADAM.

SN. BEŞAR ESAD



Turgut KOÇAK:

VELİ GÜRCAN

Veli Gürcan yoldaşımız Isparta Lisesi’nde öğrenciyken komünist olduğu gerekçesiyle disiplin kuruluna verilmiş daha sonra da okuldan uzaklaştırılmıştır. Lise son sınıfı bu yüzden Afyon’da okumak zorunda kalmış, liseyi bitirdikten sonra ise İstanbul Üniversitesi Felsefe bölümüne girmiştir. Burada TİP üyesi olan Gürcan daha sonra kurulan TİP’in gençlik örgütü Sosyalist Gençlik Örgütü’ün (SGÖ) yöneticisi olmuştur.

12 Mart faşizmi ile birlikte kapatılan TİP’ten sonra ise daha sonra TSİP’i kuracak olan bir grup arkadaşla birlikte olmuştur.

İyi bir sokak tiyatrocusu olan Gürcan Kavel direnişine de katılarak direnişçiler için moral kaynağı olmuştur. 12 Mart faşizminin yüzünden son sınıfta öğrenimini bırakmak zorunda kalan Gürcan, parti çalışmaları yüzünden okula devam edip okulunu bitirememiştir. 12 Eylül sonrasında da çalışmaların içinde yer alan arkadaşımız Filistin’de de bulunmuş daha sonra Avrupa’ya gitmiş ve kendi isteği ile yeniden Türkiye’ye dönmüştür. Parti çalışmaları yüzünden 1985 Temmuzunda tutuklanmış ve bir süre içerde kaldıktan sonra serbest bırakılmıştır. Parti içinde başlayan tartışmalarda yer almış ve görüşlerini dile getirmiştir.

Son toplantıdan birlikte ayrılırken diğer arkadaşlara ben; “bu parti kendi adıyla yeniden kurulacak, ilke, kitle, Gerçek, Sosyalist ve Gerçek yeniden çıkarılacak” dedim. Gürcan’la sözleştik ve ölünceye kadar kendisiyle sözleşmemizi bozmadık. Bugüne kadar ne onun ne de bizim birbirimizle ilgili sarfettiğimiz tek kötü söze kimse tanık olmuş değildir. Kendisi partimizin yeniden açılış genel kurulunda delegemizdi ve genel kurulumuzda kendisine yakışır bir konuşma yaparak bize güç ve destek verdi. Onu, insan olan Veli Gürcan’ı unutmayacağız.

Değerli yoldaşlarım insan kimileri ile öylesine güzel şeyler paylaşır ki, bunlar ölünceye kadar unutulamaz. Benim gerçekte Veli Gürcan’la paylaştıklarım da böylesine unutulmayacak güzelliklerdi ve bunları, bu güzellikleri korumayı vefa borcunun çok ötesinde şeyler olarak algılıyor ve sahip çıkıyorum.

Kendisini en son görüşüm Senirkent’te yaşadığı bağ evinde oldu. Yaşadığı sıkıntıyı oradan hemen uzaklaştırılması gerektiğini biliyorduk. Çıkıp iki partili bayan arkadaşla birlikte yanına gittik. İki gün orada kaldıktan sora üçüncü gün aramızda sözleşerek ayrıldık. Biz oradayken Afer Kara ve çocukları da geldiler. Onlarda Veli arkadaşı çok severlerdi, şimdi düşünüyorum da keşke onlar gelmemiş olsalardı diyorum. Çünkü kendisiyle sözleşmiş işlerini düzene koyar koymaz partiyi tüm Türkiye’de örgütlemek üzere sözleşmiştik. Onlar Veli Gürcan’ı ikna edip tatile götürdüler. Oysa biz kısa bir süre sonra bir araya gelecek ve birlikte parti tarihini yazacaktık. Oysa Veli oradan İzmir’e geçmiş bizden bir süre daha zaman istemişti. Ne yazık ki zamanı uzun sürdü ve bir daha geri dönemedi. Veli Gürcan hastalanmıştı.

Oysa kendisiyle sözleştiğimiz üzere Ankara’da ev bile hazırlamaya başlamıştık. Çünkü kendisi artık kimsenin evinde kalamayacağını söylemişti bize. O görüşmeden bende kalan unutamadığım şey abisinin eşinin bize söylediğidir. Abisinin eşi bize ne edin edin Veli ağabeyimi buradan götürün demişti. Çünkü; Veli ağabeyim bağ evinde yalnız diye düşündüğüm için bir kadına düğürlük ettim o kadın da, “o aklını yemiş adama mı kaldım’ diye beni geri çevirdi demişti…

Kendisiyle son görüşmemse bir telefon konuşmamız oldu. Cezamızın kesinleştiği için aranır durumdaydık. O ise İzmir Göğüs Hastanesi’nde neredeyse son günlerini yaşıyordu. Bana kendi durumunu önemsemeden “Yahu ağam nedir bu devletin senden istediği” demişti. Sonra öldü cenazesine bile gidemedim. Birkaç gün sonrada Ankara’da düzenlenen bir operasyonla tutuklandım.

O öldükten sonra kendisine TSİP’li ya da değil pek çok çevre sahip çıktı. Ve hatta mezarını bile yaptırdılar. Gerçekte bu insanoğlunu anlamak çok zor. O sağken kimsenin içtenlikle sahip çıkmadığı Veli Gürcan her nedense birden sahiplenilencek insan olarak görüldü ve herkes orada görünmek için yarıştı. Şimdi kızı Aslı’nın mezarı başında söylediği “Babamın ne çok dostları varmış” sözü nasıl da hüzünlendirici değil mi?

Ve zaten bu işte her zaman için bir gariplik olmuş, benim de aklıma hep takılmıştır nedense. Tanıdığım bir çok komünist kimseyi sağken her nedense arayan soran olmamıştır ama öldükten sonra kimi zaman salonlarda, kimi zaman mezarı başında birileri anar olmuştur. Burada kel ölür sırma saçlı olur, kör ölür badem gözlü olur betimlemesi biraz yerine oturan bir benzetme değil ama her nedense bütün anmalar bu alışkanlıklar içinde yapılıyor. Beni de asıl kızdıran şey budur. Ama biz TSİP’liler olarak söz veriyoruz Veli Gürcan yoldaşımızı kendi emekleri ile anacak ve kendisin asla unutturmayacağız.

Parti olarak Veli Gürcan’ın adını yaşatmak için onun adına sayısız çalışmalar yapacak olan eylemlilikler yürüteceğiz. Bu konuda ilk işimiz Veli Gürcan’ın adını verdiğimiz PARTİ OKULU olacaktır. Onun adına bilimsel araştırmalar düzenleyecek yazın alanında etkinlikler düzenleyeceğiz.

Bu partide Veli Gürcan’ı herkesten çok daha iyi tanıyan biri olarak onu gerçek insanlığı ile döne döne anarak hakkında düşündüklerimi bitirmek isterim.

Kimi insanlar vardır ki, devrimcidir. Ama sadece devrimcidir. Onların devrimcilikleri de soğuk demir gibidir insanı asla ısıtmaz. İnsanı asla ta can evinden sarıp sarmalamaz. Onlara bir türlü ısınamazsınız, söyleyeceklerinizi bile söylemekten çekinir ve hatta başka dünyaların insanları olduğunuzu bile düşünürsünüz. Bu gibiler çoğu zaman bu durumlarına sayısız neden ileri sürebilirler. Çoğu zaman da bu davranışlarını disiplin adı altında sürdürürler. Oysa gerçeklerin öyle olmadığını küçücük bir sınama denemede bile yakalar ve hayal kırıklığına uğrarsınız.

Şimdi gelelim Veli Gürcan’a; bu arkadaşımız ne adına olursa olsun o sıcak, o kucaklayan insan yanını bir kez bile olsun es geçmiş biri değildir. Kendisine en ağır sözler söyleyen kimseleri bile hoş görmekle kalmamış onları Veli Gürcan sıcaklığı ile sarıp sarmalamıştır. Veli Gürcan sıcaklığı dedimse kimse bu da nasıl bir şeydir deyip geçmemelidir. Gerçekten de onu tanıyanlar benim bu tanımlamama hak vereceklerdir. Bu nedenle bizim partimizde yoldaşlar arasında sıcaklığın adı da Veli Gürcan sıcaklığıdır. Bu sıcaklığı ve insan davranışını her yoldaşımıza karşı sonuna kadar korumak Veli Gürcan arkadaşımıza bizim borcumuzdur diye düşünüyor, attığımız her adımı buna göre atıyoruz.

Şimdi o yok. Ama onunla birlikte biriktirdiğimiz bütün değerler bizim için yeri doldurulamaz önemde birer hazinedir.

Gürcan’ın babasını da iyi tanıyan biri olarak Veli Gürcan’daki güzelliklerin kaynağını çok iyi biliyorum.

Her ikisini de bu nedenle bir kez daha yürekten anmayı bir görev sayıyorum.


Behice Boran:

'Sosyalist Doğulmaz, Yaşanır'

İstanbul Sıkıyönetim Komutanlığı’ndaki duruşmada hakim karşısına çıkarıldı.


DİNLENE DİNLENE...

Hakim sordu: Çıktınız mı?

-Çıktık.

-Ne yapacaktınız?

-Taksim’e doğru yürüyecektik.

-Peki neden çıktığınız?

-1 Mayıs emeğin bayramı, mücadele günüdür. Biz de o sınıfın partisiyiz, çıktık.

-Nereden çıktınız?

-Merter’den çıktık.

-Nereye gidecektiniz?

-Taksim’e.

-Merter neresi Taksim neresi, uzun yol; siz yaşlısınız nasıl gideceksiniz?

-Dinlene dinlene…”

YAZININ TAMAMI


MAİL ADRESLERİMİZ

tsip15161974@gmail.com

tsip1974@hotmail.com

turgutkocak2009@hotmail.com

tsip.ali.oner@hotmail.com

tsip@tsip1974.com

kitle.dergisi@hotmail.com

ekinsanat@hotmail.com


SAYFA BAŞI